Bir masal kitabında okudum ki, Bir yaman kedi, kedilerin İskenderi, Sıçanların baş belası, Deniz kıyısında yaşayan bir çoban Sürüsünün geliriyle geçinip gidiyormuş Başını sıkıntılara sokmadan. Geliri dar olmasına dar ama sağlammış. Ama gemilerin getirdiği hazineler Çelmiş adamın aklını sonunda. Satmış sürüsünü . bizim çoban. Bütün parasını gemilere yatırmış Ve gemiler bir gün paraları batırmış. Eski çoban çobanlığa düşmüş yeniden; Ama kendi sürüsü değilmiş güttüğü. Bir zamanlar efendi çobanken Kul çoban olmuş şimdi. Bir zaman sonra, biriktirdiği parayla, Kavuşmuş kendi koyunlarına. Rüzgârların kesildiği bir gün Çoban bakmış deniz yine, güler yüzle, Gemiler çıkarıyor sahile. — Ne o Deniz Sultan, demiş çoban; Yine para mı istiyorsun benden? Aman başka kapıya, rica ederim; Benden artık metelik alamazsın.
Uydurma bir masal değil bu Gerçek bir olayı anlattım ki Size denenmiş olarak göstereyim şunu: Eldeki sağlam bir metelik, Daha iyidir beş metelik umudundan. Kendi yolunda yürümeli . insan; Deniz, büyük kazançların çağrısına Kulaklarını kapamalı. Kapamayanlarin bir teki kârlı çıkmışsa Pişman olmuştur onbinlercesi. Deniz, Karun hazineleri umdurur size; Bir güvenmeye görün, Rüzgârlar ve hırsızlar biner ensenize.
Lafonten Hikayeleri La Fonten Hikayeleri Fabl Hikayeleri Jean de La Fontaine
|