Bir masal kitabında okudum ki, Bir yaman kedi, kedilerin İskenderi, Sıçanların baş belası, Zavallıları kasıp kavuruyormuş. Bir Azrail, bir Kerberosmuş Bu masalda anlatılan kedi; Korkular içinde yaşıyormuş Sıçanların yedi düveli. Temizleyecek nerdeyse dünyayı Bütün faregillerden. Tuzaklar, kapanlar, zehirler Oyuncak saydırmış onun yanında. Bu kara bela bakmış ki sonunda Fareler korkudan Çıkmıyorlar artık deliklerinden. Aramış taramış; bir teki yok ortada. Kâfir ölü numarası yapmış bu sefer: Bir kalasın ucuna Asmış kendini tepesi aşağı Pençesini bir yere geçirerek. — Buldu belasını, demiş fareler; Peynir meynir aşırmış olsa gerek; Birini tırmalamış, Başka bir halt . işlemiş de olabilir:
Bütün sıçanlar, fareler: Cenazesinde bayram ederiz, demişler. Önce burunlarını sonra başlarını Çıkarmışlar biraz deliklerden. Sonra fırt çekmişler yine içeri. Bir daha, bir daha bakınıp Atmışlar artık birkaç adım dışarı. Başlamışlar kolaçan etmeye sağı solu. Derken, onlar olmamış bayram eden. Ölü dirilip düşmüş dört ayak üstüne; Yakalamış en hantal kodamanlarını. — Ya, demiş bu avın keyfini çıkararak; Bizde oyun mu ararsınız siz, Biz nice savaşlarda pişmişiz. Hangi deliklere girseniz boşuna Er geç düşersiniz pençeme. Doğru söylüyormuş meğer: Bir kez daha faka basmış fareler. Yezit bu sefer de una bulamış kendini; Bembeyaz olup büzülüvermiş Bir hamur teknesinin içine. Boşa gitmemiş bu kurnazlığı da. İnce kuyruklular tıpış tıpış Sökün etmeye başlamış Beyaz ölüm teknesine doğru. Bir sıçan: — Ben oraya sokmam, demiş burnumu: Çok gezmiş, çok görmüş bir sıçanmış bu. Bir savaşta kuyruğunu yitirmiş hem de; — Şu un yığınını gözüm tutmadı, diye Bağırmış uzaktan kedilerin generaline. Yeni bir oyun bu, inanın bana! Kara kedi, sana da derim ki Değil una, çuvala da benzesen, Yanaşmam o taraflara ben. Amma da doğru söylemiş sıçan. Aferin ona, boşuna gezmemiş dünyayı. Biliyormuş güvensizliğin, Anası olduğunu güvenin.
Lafonten Hikayeleri La Fonten Hikayeleri Fabl Hikayeleri Jean de La Fontaine
|