Eski Yunanlılarda adetmiş; Yola çıktılar mı gemiyle, Maymunlar, köpekler götürürlermiş, Yolda canları sıkılmasın diye. Atina yakınlarında bir gemi batmış, Köpekli, maymunlu yolcularıyla. Kimseler kurtulmayacakmış, Yunusbalıkları olmasa. Bu balıklar insan dostudur, Plinius öyle der kitabında, doğrudur. Bir yunus çok adam kurtarmış o gün, Bir maymunu da kurtarmak üzereymiş, İnsana benzediği için. Almış sırtına, kıyıya çıkacak, Öyle adam gibi oturmuş ki maymun, Gören kral mıral sanacak. Bir ara konuşacağı tutmuş yunusun: — Atinadan mısınız? demiş. — Evet, . demiş maymun; — Hem de pek tanınmışımdır. — Bir işiniz düşerse beklerim, — Hâkim makim hep akrabamdır. — Belediye başkanı teyzemin oğlu. — Sağ olun, demiş yunusbalığı; — Pireyi de bilirsiniz öyleyse. — Sık sık görüşürüz elbette... — Her gün, demiş maymun; — Dostumdur, görmez olur muyum? İşte o zaman çıkmış foyası meydana, Limanı adam sanmış bizim mankafa! Böyle insan da çoktur ya, neyse! Romayı Paris e bilirler; Her yeri görmüş gibi konuşurlar; Arap olayım hiçbir yeri görmüşlerse. Yunus basmış kahkahayı; Dönmüş bakmış ki . sırtına, İnsan değil kurtardığı. Atmış maymunu suya, Dönmüş gerisingeri Adam arayıp kurtarmaya.
Lafonten Hikayeleri La Fonten Hikayeleri Fabl Hikayeleri Jean de La Fontaine
|