SİNEKLE KARINCA - La Fontaine Masalları - Hikaye, Hikayeler, Makaleler, Aşk Hikayeleri, Yaşanmış Hikayeler, Sevgi Hikayeleri, Efsane Hikayeleri, Duygusal Hikayeler, Dostluk Hikayeleri, Dini Hikayeler, İslami Hikayeler, Komik Hikayeler, Gerçek Hikayeler.- .::Hikaye, Masal ve Öykü Arşivi::.

___________En Güzel Aşk__Ölümsüz__Bitmeyecek___Fıkra_______En
Online
Ziyaretçi
8
 

Sitede Ara Webde Ara
Tüm Arananlar
 
 
 
La Fontaine Masalları
SİNEKLE KARINCA
Sinekle karınca başlamışlar çekişmeye:
"Sen mi daha değerlisin, ben mi?" diye.
— Nasıl olur, demiş sinek;
Nasıl yerde sürünen aşağılık bir böcek
Bir tutmaya kalkar kendisiyle beni,
Gökleri saran havanın kızını?
Kendini beğenme hastalığı
Böylesine kör etmeli mi bir yaratığı?
Ben saraylara girer çıkarım;
Senin sofranda yemek yerim;
Bir öküz kurban edildi mi sana
Senden önce ben bakarım tadına.
Ben nerde, şu fakir zibidi nerde!
Sürte sürükleye evine götürdüğü
Bir saman çöpüdür günlerce kemirdiği.
Hasbam, sen söylesene bana:
Bir kralın, bir imparatorun, bir güzelin
Başına konduğun olur mu hiç senin?
Benim olur; dilediğim zaman gider
Ak göğüsleri okşar öperim,
İpek saçlar üstünde gezer oynarım.
Beyazı daha da beyaz olur
Benim konduğum yüzün.
Bir kadının son yaptığı nedir, kuzum,
Erkek ayartmaya giderken?
Yüzünü takma benlerle süslemek
Bu benlere ne denir Fransızca? Sinek!
Yine de tut, kafamı şişir sen,
Ambarlarınla övünerek!
— Söyledin bitti mi? demiş karınca;
O gezdiğin saraylarda lanet okunur sana.
Krallardan önce senin tattığın yemeklerin
Tadları daha iyi mi olur dersin?
Her yere burnunu sokarsın da ne olur?
Bütün hödüklerin yaptığı da budur.
Ama ben de karayım onlar gibi.
Evet, konarsın, bilirim üstlerine
Kralların da, eşeklerin de;
Ama şunu da bilirim ki ben
Çok kez bir olur konmanla gebertilmen.
Kimi takma ben güzelleştirir, doğru;
Ama o kara, sen kara, ben de kara.
Adını sinek koymuşlar da ne olmuş peki;
Bu da böbürlenecek bir şey mi sanki?
Asalaklara da sinek demiyor mu insanlar?
Geç bu yüksekten atmaları bir kalem,
Böyle sözlere kulak bile vermem.
A mübarek, sarayla övünme bari;
Saraydan süpürüp atıyorlar sinekleri.
Tüm dünya sapır sapır dökülüp giderken,
Açlık, soğuk, bitkinlik ve züğürtlükten?
Bense asıl o zaman keyfederim,
Emeklerimin meyvesini rahatça yerim.
Gitmem artık dağlara, bayırlara;
Ne rüzgâra kurban giderim, ne yağmura.
Gamsız, kasvetsiz yaşar giderim,
Dünkü tasalarım bugünkülerden kurtarır beni.
Senin de ayırt etmeni isterim
Şanın şerefin sahtesiyle gerçeğini.
Haydi, . vaktim dar; bırak gidip çalışayım;
Dırdırla ne ambarım dolar, ne dolabım.

Lafonten Hikayeleri La Fonten Hikayeleri Fabl Hikayeleri
Jean de La Fontaine

19.03.2008 - 1223 Okuma - 4 Yorum
« Önceki Sonraki »
Bu Hikaye Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 

İsminiz
E-Mail
Yorum
Guvenlik Kodu: 38b25 lütfen güvenlik kodunu girin.
 
.

La Fontaine Masalları
Tavus Kanatlari Takinan A
İnsan Ve Tahta Put
Maymunla Yunus BaliĞi
SiÇanlarla Gelİncİklerİn
EŞek Ve KÜÇÜk KÖpek
Sİnekle Karinca
Çoban Ve Denİz
Kedİyle İhtİyar SiÇan
Mahzene Gİren Gelİncİk
BoĞulan Kadin
KocamiŞ Aslan
KuĞuyla Kaz Palazi
Tİlkİ Ve ÜzÜmler
İnsanin Yere SerdİĞİ Asla
Kurtla Leylek
Tilki İle Leylek
Aslanla Fare
Tarla Kuşu İle Yavruları
Karga İle Tilki
Kurt İle Köpek
Tüm La Fontaine Masalları
 
 
Copyright © 2007 WebDostu.com Her Hakkı Saklıdır. Web Dostu | Hikaye Arşivi | Bize Ulaşın
0.0137 saniyede üretildi. //V3.1
eXTReMe Tracker
Dostlarımız:  Şiirler Hikayeler - çanakkale şehitleri - Yeni Kitaplar - Araba Yarışları - Yemek Oyunları

English Kid Stories

Link Değişimleri Başka Bir Sayfada Gösterilmektedir. Sayfaya gitmek için TIKLAYIN